top of page

Artık İstanbul’un da Bir Kültür Sarayı Var

Güncelleme tarihi: 8 Kas 2021

Atatürk Kültür Merkezi büyük bir özlemin ardından açıldı!


ree

Sair tartışma ve polemikler eşliğinde yıllar süren inşaatın ardından Atatürk Kültür Merkezi, 29 Ekim 2021 Cuma günü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katıldığı törenle tekrar açıldı. Aslında yıllar süren, inşaat değil, inşaatın başlamasını geciktiren polemikler ve davalar idi. Bu gecikmenin kime ne faydası olduğu tartışılır.

Nihayet 2019’da başlayan inşaat 2021’de tamamlandı. Sinema Salonundan Çocuk Sanat Merkezine, Kütüphanesinden Müzik Kayıt Stüdyosuna kadar farklı alanları olan binanın açılışını Beyoğlu Kültür Yolu projesi taçlandırıyor. Beyoğlu’nun alamet-i fârikası olan kültür binaları bu proje altında bir araya gelmiş durumda.


Arkasında Bir Tarih Var

ree

İlk olarak 1946’da başlanan binanın inşaatı finansman sorunları ve dönemin yapı teknikleri ile 1969 yılında bitirilebildi. 1969’daki açılışı dönemin Başbakanı Süleyman Demirel yapmıştı ve ilk olarak Verdi’nin Aida operası sahnelenmişti. O günden beri Aida’nın librettosu, AKM’ye çivilenmiş gibi birşey :)

ree

27 Kasım 1970'de Arthur Miller'ın Cadı Kazanı adlı oyunu oynanırken binada yangın çıkmış ve binanın tüm sahne ve seyirci bölümleri büyük hasara uğramış. Neyse ki can kaybı olmamış. BBC’de yer alan habere göre "IV. Murat" oyunun galası için Topkapı Sarayı'ndan getirtilen padişaha ait kaftan, değerli bir Kuran ve onu resmeden bir tablo da yanmış.


Arkasında Anılar Var


Ben çocukluk yıllarımdan hayal meyal Taksim’deki aşağıya doğru akan ince uzun havuzu, İstiklal Caddesi’nin trafiğe açık hâlini ve Maksim gazinosunu hatırlıyorum. Ama çok net olan hatırlarım ise ortaokul lise yıllarında başlıyor. Çünkü AKM, herkes için bir buluşma noktası idi. “AKM’nin önünde” buluşulurdu.


Beşiktaş’tan sarı dolmuşa binilir ve dolmuş meydana gelmeden sizi bırakırdı. O Beşiktaş istikametine geri dönerken, siz en yakın nokta olan AKM’nin önünde arkadaşlarınızı beklemeye başlardınız. Bunu, tabi ki hep Anadolu yakasında oturmuş biri olarak söylüyorum. (Kahrolsun avrupa yakasının keşmekeşliği, yaşasın anadolu yakasının sakinliği :D )


Onu Size Veremem

ree

Yılları yanlış hatırlamıyorsam ben de 1996’da Aida’yı ve 2002 yılında IV.Murat operalarını AKM’de izlemiştim. IV Murat operasının başlangıcındaki ilahilerin klasik müzik şeklindeki yorumu çok hoşuma gitmişti. Belki de ondan etkilenerek yıllar sonra ben de ilahilerin Rock-Metal versiyonlarını yaptım. :D Aman, hemen taşa tutmayın!


Şan okumakta olan bir arkadaşım IV Murat operasının konservatuar çevresinde burun kıvrılan bir eser olduğunu, pek beğenilmediğini söylediğinde hayal kırıklığına uğramıştım. Opera yada klasik müzik eğitimi almış değildim ama ben de amatör bir müzisyendim ve eser çok hoşuma gitmişti. İsyancı grup Sadrazam Hafız Paşa’nın katlini istediğinde IV Murat’ın söylediği “Kullarım vazgeçin, vermem onu” aryasını hâlâ unutmamışım.


Sıradışı Bir Müzisyen


Aida’yı lise yıllarında AKM’nin 4ncü katından izlemiştim. Fakirlik böyle birşey. Arkadaşımın babası İDOB orkestrasında müzisyendi. Hangi entrüman olduğunu söylemeyeceğim, kim olduğu belli olur :) Tüm orkestra eserin sonuna kadar tam bir disiplin içinde otururken, kendisi 1nci perde bitmeden papyonu gevşetmişti bile… Sırası geldiğinde entrümanını eline alıyor, çalıyor sonra kenara bırakıyordu. 2nci perde başladığında ise papyonu tamamen çıkarıp kenara koydu. İlerleyen dakikalarda ise ceketi de çıkardı. Diğer orkestra üyeleri partisyonları olsa da olmasa da istifini bozmuyor, disiplin içerisinde oturuyordu. İçimden “vay be, başkaldırıya bak” dedim :)


3ncü perde başladığında ise yerinde yeller esiyordu. O hariç herkes orkestra pitinin içerisindeydi. Sonra bir ara geldi, ceketini düzeltti, oturdu, enstrümanını eline aldı, sırası gelen partisyonunu çalıp yine bir kenara bıraktı. Şaşkınlığım artmıştı. Daha ne olabilir ki demiştim…


Daha ne olabilirdi ki? Ayağa kalktı ve tekrar kulise çekti gitti…


Daha ne olabilirdi ki?

Beş on dakika sonra elinde tostla geldi ve yerine oturdu… Tostu bitirdi… ve sonra yine gitti… sonra eserin sonuna doğru tekrar geldi, ceketini giydi ve oturdu… 25 yıl sonra bugün hâlâ acaba hayal mi gördüm diye düşünüyorum! :)

Süreyya Yılları

AKM’nin kapalı olduğu yılları Kadıköy Belediyesi’nin 2005’te 49 yıllığına kiralayarak tekrar opera salonuna dönüştürdüğü Süreyya Operası doldurdu. Ben Kadıköy Anadolu Lisesi’nde öğrenci iken Süreyya’yı sinema olarak tanımıştım ve opera geçmişinden haberdar değildim. Bu sayede aslına rücû eden Süreyya Opera Binasında çok sayıda temsil ve konser izledim.


Yurtdışı gezilerimde de gördüğüm opera binalarında ve izlediğim opera oyunlarında sağlanan teknik ve finansal imkanları görünce, Türk sanatçılarının ne kadar zor koşullar altında bu işi başardıklarını ve mesleklerinde ne kadar başarılı olduklarını anladım. Tabi ki yine bunu bir opera yada sanat uzmanı olarak değil, bir izleyici ve gözlemci olarak söylüyorum.

Yıllarca da İstanbul’da bu klasmanda bir opera binası olmasını arzu ettim ve AKM’yi gerçekten özledim. Eski binanın çehresi her ne kadar kasvetli olsa da anılarla doluydu. Yeni yapılan binanın eskiyi yok etmeden yeniyi getirmiş olması içime su serpti diyebilirim. Orada ömrünü geçirecek olan tüm sanatçı ve çalışanların da memnun olduklarını umuyorum. Çünkü bunlar sadece dışarıdan bakarak söyleyebileceklerim… Bakmak ile görmek farklı tabi...

Yorumlar


IMG_20211002_202001_120.webp

Merhaba! Bu yazıyı okumayı tercih ettiğin için teşekkürler!

Yazıyı beğendiysen umarım kendi sosyal medyanda da paylaş! Kendi yorum ve fikirlerini bana iletmek istersen sayfanın altındaki formu kullanabilirsin!

Yeni yazılar sıcak sıcak bana gelsin dersen:

Bize katıldığın için teşekkürler!

  • Siyah YouTube Simgesi
  • Instagram
  • Siyah LinkedIn Simge

Düşüncelerini benimle paylaş!

Teşekkürler!

© 2023 by Turning Heads. Proudly created with Wix.com

bottom of page