top of page

İklim Krizine Neden Olan İkinci Sektör Moda Sektörü ise...

Petrol üretiminden sonra iklim krizine neden olan ikinci sektörün moda sektörü olduğu aklınıza gelir miydi? Giyim sektörü nerdeyse petrol üretimi kadar doğaya zarar verebilir mi? Belki de beklemediğiniz sorular bunlar. Ancak tekstil sektörü bir yandan varlığını devam ettirirken, bu sorunlarla da baş etmeye çalışıyor.


Alt Tarafı Bir T-Shirt

Hızlı moda sektörünün bize sunduğu her bir giysi parçasının üretim aşamasında sarf edilen su miktarı akıl almaz seviyelerde. Bunun yanı sıra kumaş üretimi ve boyaması aşamasında kullanılan kimyasallar ve yine su sarfiyatı ile birleşince çok ciddi bir kaynak israfı ve çevre kirliliği ortaya çıkıyor. Sağlıklı ve doğa dostu olduğunu düşündüğümüz bir pamuklu T-shirt’ün aslında uzun vadede küresel çapta bir krize su taşıdığını söyleyebiliriz. Mevcut üretim teknikleri ile 2050 yılına geldiğimizde su kaynakları artık ihtiyacı karşılamaya yetmeyecek.


ree

Etik Olmayan Tekstil Üretimi Tekstillerin iklim değişikliği potansiyeli incelendiğinde, tekstil tedarik zincirinin son derece kompleks bir yapıda olduğu ve etik olmayan tekstil üretiminin çevrenin iyiliğini bozan pek çok iz bıraktığı dikkate alınmalı.
Tüm sistemin sürdürülebilir kılınması için, lif üretiminden en son bitmiş giysiye kadar tüm işlemlerin kendi karbon geçmişine sahip olduğu göz önünde bulundurulmalı ve bütün işlem, faaliyet ve malzemelerin net bir karbon ayak izi verilerine sahip olunması gerekmekte.
Üretilen her bir kilogram tekstil başına, 2 kg CO2 havaya salınıyor. Sera gazı emisyonları (GHG- greenhouse gas emissions), esas olarak fosil yakıtların yanmasından kaynaklanan ve küresel ısınmaya katkıda bulunan gaz emisyonları. Tekstil ve konfeksiyon endüstrisinde fosil yakıtlar, lifleri üretmek, tekstil ve malzemelerini üretmek, giysi üretmek, dağıtım için taşıma, tüketici kullanımı ve elden çıkarma için gerekiyor ve bir giysinin tüm ömür döngüsü boyunca sera gaz emisyonları ortaya çıkıyor.
Bu sektördeki firmalar da küreselleşmeden faydalanarak, giyim ürünlerinin fiyatını düşük tutmak için yarışıyor. Bu nedenle üretim, işçilik ve diğer maliyetlerin daha uygun olduğu ülkelere doğru kaymakta.

Neden oluyor?

Üretim teknikleri yanında bu konuyu kriz boyutuna çıkaran bir diğer boyutu giyim sektörünün fast food restoranları gibi hızlı tüketim modelini benimsemiş olması. Yani giysileriniz büyüklerimizin zamanındaki gibi 10 yıldan fazla giyilebilir kalitede üretilmiyor. Öyle olsa bile “modası geçtiği” için giymek istemezsiniz. Ama isterseniz de zaten kumaş aşınıyor, renkleri soluyor. Bir kıyafetin artık gardırobumuzdaki ömrü 1-2 seneden fazla değil. Bu aslında sanayi çarklarının dönmeye devam etmesi için tasarlanmış bir kurgudan ibaret.


ree


Sürdürülebilir Tekstilin Firmalara Faydaları

Uludağ İhracatçı Birliği’nin Nisan 2017 raporuna göre, Sürdürülebilir Tekstil aslında firmalar açısından gayet faydalı bir çalışma şekli. Örneğin:

· Global rekabet avantajı sağlamak

· Üretim maliyetlerini düşürmek

· Stratejik karar vermeyi geliştirmek

· Firma değerini artırmak

· Yeni fırsatları tanımlamak

· Tedarikçi olarak avantaj sağlamak

· Yasa düzenleyiciler ile ilişkileri iyileştirmek

· Sorumluluk yönetiminde gelişme

· İşbirliğini artırmak

· Çalışan moralini iyileştirme

· Müşteri ihtiyaçlarını tanımlamak

· Ürün ve hizmet farklılaştırmayı iyileştirmek

· Toplumla ilişkilerde iyileşme


Gel Zaman Git Zaman…

Geçmişte bazı spor giyim firmalarının uzak doğuda çocuk işçi çalıştırdığı haberlerinin yankısı bugünlerde unutulmuş durumda. Bu haberler aradan geçmiş zamanda o markaların imajına zarar vermemiş gibi de duruyor. Sektörün iklim krizine neden olan ikinci sektör olması probleminin önüne geçmek için ise birçok sektör oyuncusu “sürdürülebilirlik” kavramını içeren bildiriler yayınlıyor ve bu kavramı sloganlaştırıyor. Ekolojik pamuk kullanımının %1’lerde seyrettiği düşünülürse henüz bu konuda yeterli adımların atılmadığı söylenebilir.


Binlerce fabrikadaki onca yatırım, makine bandı, her köşe başında açılmış satış mağazaları, buralarda çalışan insanlar, elde edilen kârlar… Belki de kâtiplerin işsiz kalmaması için matbaanın gelişini geciktirmemizde zarar yoktur… Dünya biraz daha bekleyebilir.


Peki Ne Zamana Kadar ve Nasıl?

Biz tüketicilere gelirsek, moda sektörünün çevreye ve iklime bu kadar etkisi olduğunu duyduktan sonra acaba "giysi tüketimimizi" azaltır mıyız? Bunun da %1'lerde seyredeceğini tahmin ediyorum. Neden derseniz asitli, şekerli içeceklerin sağlığa ne kadar zararlı olduğunu öğrendikten sonra değil ama "idrak" ettikten sonra bu ve benzeri gıdaları tüketmeyi bırakmıştım. Fakat çevreme baktığımda bu zararları bildiği halde vazgeçmeyen birçok insan görüyorum. Giyim konusunda da birşey değişmeyecek.


Olumlu bir davranışı toplumsal bilinç düzeyine çıkarmak yetmiyor, toplumsal norm haline getirmek gerekiyor. Bir davranışın kabul görürlüğü yada popülerliği, rasyonelliğinden daha önemli malesef...



Konu iyice dağılmadan şunu da ekleyeyim, ilgili sektör oyuncuları ve akademisyenlerle yapacağım röportajları yakın zamanda bu sayfalarda bulacaksınız! Bekleyin, takip edin!

Yorumlar


IMG_20211002_202001_120.webp

Merhaba! Bu yazıyı okumayı tercih ettiğin için teşekkürler!

Yazıyı beğendiysen umarım kendi sosyal medyanda da paylaş! Kendi yorum ve fikirlerini bana iletmek istersen sayfanın altındaki formu kullanabilirsin!

Yeni yazılar sıcak sıcak bana gelsin dersen:

Bize katıldığın için teşekkürler!

  • Siyah YouTube Simgesi
  • Instagram
  • Siyah LinkedIn Simge

Düşüncelerini benimle paylaş!

Teşekkürler!

© 2023 by Turning Heads. Proudly created with Wix.com

bottom of page